Oyun oynayarak para kazanılır mı?

İlk video oyunların hayatımıza girmesinin üzerinden yaklaşık 50 yıl geçti. Oyun dünyası bu 50 yıl içerisinde bir yandan hızla büyümeye devam ederken, bir yandan da günlük yaşamımızı etkileyen bir çok teknolojik devrimin önemli bir parçası haline geldi. Oyun konsolları, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar derken çoğumuz için oyun oynamadan geçirdiğimiz günlerin sayısı giderek azaldı.

Eğlence Ekonomisi

Video oyunlarının hayatımızda yeri arttıkça, oyun oynamak sadece iyi vakit geçirmek için yapılan bir aktiviteden daha fazlası haline geldi. Bazı oyuncular bu oyunları bir gelir kaynağı haline getirmeyi başardılar. İngilizce “leisure economy” denen bu sektör, her ne kadar boş vakit ekonomisi olarak çevirebilsek de ben anlamını daha doğru ifade ettiği için eğlence ekonomisi diye kullanmayı tercih ediyorum, oyunlar üzerinden geçimini sağlayan bir kuşağı hayatımıza soktu.

Espor tarafında maaş ve ödül gelirleri sağlayan profesyonel oyuncular ve takımlar, milyonların takip ettiği yayıncılar ve hatta oyun içerisinde kazandıkları varlıkları satarak para kazanan oyuncular sayesinde milyar dolarlık bir eğlence ekonomisi çok hızla büyüdü.

Blockchain, NFT ve Oyunlar

Eğlence ekonomisi hızla büyürken buna paralel olarak Bitcoin ile hayatımıza giren blockchain de hayatlarımızı değiştiren yeni bir teknoloji oldu. Blockchain sayesinde tanıştığımız yeni bir kavram olan NFT ise oyun dünyasında da devrimsel bir etki yarattı.

NFT’ler öncesinde bir oyun oynadığımızda kazandığımız ya da yarattığımız bütün oyun için varlıkların sahibi oyun şirketi idi. Oyun şirketi kendi vereceği bir kararla tüm varlıklarımıza el koyabiliyor, bunları silebiliyor veya başkasına verebiliyordu hatta hesabımızı kapatıp oyuna erişimimizi bile engelleyebiliyordu.

Buna karşın oyuncular, bu varlıkları gri market dediğimiz, oyun şirketinin kontrolünde olmayan pazarlarda satarak yine de gelir elde etmeye devam ettiler.

Bu model, hem güvenilir olmayan karaborsalarda yapıldığı için oyuncular için belli riskleri olan, oyun şirketleri açısından da kendi kontrolleri dışında gerçekleştiği herhangi bir gelir katkısı olmayan bir pazar oluşturdu.

Son birkaç yıl içerisinde NFT’nin hayatımıza girmesi ile bu oyun içi varlıkların sahipliği konusunda yeni bir yaklaşım görmeye başladık.

NFT bazlı oyunlarda, oyun içerisindeki varlıklar (karakterler, kozmetik ürünler, silahlar, binalar hatta araziler) NFT’ye çevrilerek sahibinin oyuncu olması ve tüm haklarının da oyuncuya devredilmesi mümkün.

Ama bu oyunlar bununla da yetinmeyerek kendi token’larını da piyasaya sürdü. Daha önce oyun oynarken biriktirdiğimiz oyun çipleri (altınları, paraları vs) artık gerçek dünyada alınıp satılabilen token’lara dönüştü.

P2E Oyunlar

Blockchain ve NFT sayesinde artık oyuncular, oynayarak kazandıkları varlıkları oyundışı borsalarda satarak para kazanabilmeye başladılar.

Bu tarz oyunlara P2E (Play to Earn) diyoruz.

P2E oyun dediğimizde ilk akla gelen muhtemelen Axie Infinity olacaktır. 2018 yılında Sky Mavis adlı bağımsız bir stüdyo tarafından geliştirilen oyun 3 milyona yakın kullanıcısıya erişti. Şu an Axie Infinity token’larının toplam piyasa değeri 14.25 milyar dolara erişirken 3 milyar dolarlık kısmı ise crypto borsalarında işlem görüyor.

Oyuncular açısından baktığımızda ise, oyun NFT varlıklar olan Axie adlı yaratıklar satın alınarak oynanıyor ve verilen görevlerin tamamlanması ya da Axie’lerin savaştırılması sonusu SLP adlı bir token kazanılıyor.

Reddit girdilerine baktığımızda aylık 3.000 dolara kadar kazanç elde edebilen oyuncular olduğunu görebiliyoruz.

Axie Infinity P2E oyunlar için öncülük görevi üstlenirken onu takip eden DecentralandSandbox gibi oyunlar piyasa değeri açısında daha yüksek noktalara ulaştılar bile.

P2E pazarında bizi neler bekliyor?

P2E modeli hem oyun şirketleri için hem de oyuncular için büyük bir potansiyel yarattı ve dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Bugüne kadar başarılı olan oyunlara genel olarak baktığımızda ise genelde P2E taraflarının biraz ağır bastığını, bildiğimiz oyunlardan en büyük beklentimiz olan eğlence tarafının ise geride kaldığını görebiliriz.

Bunun en büyük sebebi mevcut oyun tasarımlarında odak noktasının oyunculardan ziyade token ekonomisinin ön planda tutulması. Bunun sonucu P2E halen geleneksel oyuncu dediğimiz büyük kitleyi kendine çekebilmiş değil.

Önümüzdeki günlerde daha fazla oyuncu odaklı stüdyonun bu alana dahil olması ile P2E pazarının hızla büyümeye devam edeceğini söylemek zor değil. Beni asıl heyecanlandıran ise sadece gelir elde etmek için değil aynı zamanda oynanması eğlenceli olduğu için oynayacağımız oyunlar da bizi bekliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.