Belki de şu ana kadar genellikle büyük projelerde görev aldığımdan trafik ölçümlemesi konusunda sürekli yaşadığımız sorunlardan biri farklı site ve kanallarımızın toplu ölçümlemelerini yapabilmek olmuştur.

Toplu ölçümlemeyle neyi mi kastediyorum?

Standart prosedür olarak tek bir marka veya şirketin birden fazla sitesini yayınlarken, bu sitelerin her birini teker teker izleyerek raporluyoruz. Bu siteler bir kurumun farklı markalarının veya ürünlerinin siteleri, mikrositeler veya bir internet servisinin farklı kanalları olabilir. Farklı domain adları kullanabilir veya tek bir domain adı altında farklı subdomainler ile yayınlanabilirler. Eğer Google Analytics kullanıyorsak yapacağımız işlem farklı hesap veya profiller açarak ayrı olarak izlemek istediğimiz her siteye kendisine özel GA izleme kodunu yerleştirmek.

Tüm sitelerimizin toplam trafiklerini izlemek istediğimizde ise genelde bu raporları dışarı alarak ziyaret ve sayfa gösterimi gibi verilerin toplamını alıyoruz. Ancak bu yöntem hem iş gücü ve zaman kaybına yol açarken hem de trafiğin içeriğe göre dağılımı, trendler, ziyaretçi özellikleri gibi birçok verinin hesaplanmasında uzmanlık gerektiriyor. En önemlisi ise tekil ziyaretçi gibi hayati bir veri bu yöntem ile hesaplanamıyor. Yani şirketimize ait her sitenin kendi ziyaretçi sayılarını bilirken bu sitelere gelen toplam tekil ziyaretçi sayısını bilemiyoruz, aynı şekilde farklı sitelerimizin ne kadar ortak, ne kadar farklı ziyaretçiye sahip olduğunu da hesaplayamıyoruz.

Google Analytics’in bu siteleri teker teker izlerken bir de bunları bozmadan ayrıca toplu olarak izlememiz için bir aracı standart olarak bulunmamasına karşın izleme kodlarında yapacağımız ufak bir modifikasyon bu konuda bize yardımcı oluyor. Bu şekilde her sitenin kendi izleme işlemine dokunmadan, ayrı bir hesap üzerinden sanki tüm sitelerimizi tek bir siteymiş gibi ölçümleyebilip, toplu şekilde tüm raporlara ulaşabiliyoruz.

Bunun için kullandığımız GA izleme kodu ise şu şekilde;
<script type="text/javascript">
var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www.");
document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E"));
</script>

<script type="text/javascript">
var firstTracker = _gat._getTracker("UA-XXXXXX-X");
firstTracker._trackPageview();
var secondTracker = _gat._getTracker("UA-YYYYYY-Y");
secondTracker._trackPageview();
</script>
First tracker dediğimiz satıra sitenin kendi hesabının GA ID’sini (UA-XXXXXX-X yerine), second tracker dediğimiz ikinci satıra ise toplu izleme yapmak istediğimiz hesabımızın ID’sini (UA-YYYYYY-Y yerine)yazıyoruz.

Dikkat etmemiz gereken noktalar:

1. İçerik raporlarında farklı sitelerin aynı isimli sayfaları toplu raporumuzda tek sayfa gibi sayılacak. Örneğin iki sitede de default.htm sayfası bulunuyorsa toplu raporda bu iki farklı sayfanın toplamını göreceğiz. Eğer toplu raporlarda içerik raporları bizim için önemliyse bu sorunu burada kullanılan filtreyle çözebiliriz. Bu şekilde sayfa adları raporlarda domain adının tamamı ile listelenecek ve her sayfayı ayrı ayrı sayabileceğiz.

Eğer içerik raporlarını sayfa sayfa değilde web sitelerine göre dağıtılmış olarak görmek istersek ( bu şekilde içerik raporlarında her sayfayı değil sadece sitelerin kendi toplam PV’lerini raporlayabiliyoruz) yukarıdaki izleme kodunu şu şekilde değiştirebiliriz;

<script type=”text/javascript”>
var firstTracker = _gat._getTracker("UA-XXXXXX-X");
firstTracker._trackPageview();
var secondTracker = _gat._getTracker("UA-YYYYYY-Y");
secondTracker._trackPageview(location.host);
</script>
2. Hesapların saat dilimleri farklı şekilde ayarlıysa toplu raporlarda zaman bilgilerini göz ardı etmek gerekiyor ya da tüm hesaplarımızın saat dilimlerini aynı şekilde ayarlamalıyız.

3. Eğer hesaplara bağlı Adwords kampanyaları bulunuyorsa bunlarınpara birimleri farklıysa toplu raporlardaki ROI ve maliyet hesaplarını dikkate almamız gerekiyor.

4. Eğer bir çerez manipülasyonu yaparsak bunun iki hesabı da etkileyeceğini unutmamalıyız.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
0

Geçtiğimiz hafta Turkcell bizi misafir ederek 3G ile hizmetimize sunacakları servislerden bazılarını tanıttı. 3G teknolojisi sayesinde neredeyse tüm Türkiye’de (kademeli olarak) kablosuz hızlı internet erişimine sahip olabileceğiz. 3G için hazırlanan servislere baktığımızda ise ısrarla görüntülü görüşme ve mobil TV ön plana çıkarken, bu ikisi için de, özellikle mobil TV için VOD servisler yayına alınmadığı sürece, bir kullanıcı olarak çok heyecan duyduğumu söyleyemeyeceğim.

3G’nin bence hayatımıza en önemli etkisi daha önce daha önce bağlantı hızlarının düşüklüğünden dolayı çok efektif şekilde kullanamadığımız mobil internet konusunda önemli ve büyük bir pazar oluşturacak olması.

Ülkemizde uzun süredir hasretle (!) beklediğimiz 3G’ye bu ay sonu kavuşacakken bu sabah Google tarafından gelen bir açıklama ise aslında beni daha çok heyecanlandırdı diyebilirim. Google özellikle netbook kullanımını hedefleyen hafif hızlı ve en önemlisi web öncelikli hazırladıkları işletim sistemlerini piyasaya süreceklerini açıkladı.

Google Chrome OS adını verilen bu yeni işletim sistemiyle ilgili yapılan açıklamada en dikkat çekici noktalardan biri uygulama geliştirilmesi için web platformunun kullanılacak olması. Yani bu yeni işletim sisteminde uygulamaları kendi bilgisayarımız üzerinde çalıştırarmak yerine tarayıcımızda web üzerinden çalıştıracağız. Hatta açıklamada web tabanlı dosya yönetim sistemlerinden de bahsediliyor.

Web tabanlı uygulamaların bize en büyük getirisi bilgisayar bağımsız şekilde çalışabilecek olmamız. Yani bilgisayarımızın yanınmızda olmaması, çökmesi ve hatta çalınması o an için kullanabileceğimiz başka bir makine bulabildiğimiz sürece çalışmalarımızı engellemeyecek. Tüm programlarımıza ve dosyalarımıza internet bağlantısı olan tüm bilgisayarlardan ulaşabilecek ve kullanabileceğiz. Şu anda da çok sayıda web tabanlı uygulama mevcut ancak Google Chrome OS sayesinde bu alanda çok sayıda ve yüksek kalitede araçlara sahip olacağımıza eminim.

Web odaklı bir işletim sistemi, web tabanlı dosya yönetimi ve web tabanlı uygulamalar kulağımıza ne kadar hoş gelse de şu an için Türkiye’de bu konuda en büyük kısıtımız sürekli hızlı internet bağlantısına sahip olmayışımız. Ev ve ofislerimizde kullandığımız bağlantılar büyük ölçüde bu ihtiyacımızı giderse de (kotalı ADSL paketleri ve “adil kullanım” uygulaması nasıl etkiler bilemiyorum) özellikle dışarıdayken (netbook pazarından bahsediyorsak dışarıda daha yoğun kullanacağımızı düşünebiliriz) hot spot‘ların az oluşu, TTNet WiFi hizmetinin şu andaki yetersizliği ciddi sorunlar yaratacaktır.

İşte tam bu noktada 3G geniş kapsama alanı, hızlı internet bağlantısı ve (umarız) makul fiyatlarıyla bu sorunun çözümü olacaktır. 3G uyumlu çoğu telefonu zaten modem olarak kullanabildiğimiz gibi operatörlerin önümüzdeki dönem daha etkili şekilde piyasaya sunacaklarını tahmin ettiğim mobil modem paketleri sayesinde her yerden ve her zaman hızlı internet bağlantısına sahip olabileceğiz.

3G, Google Chrome OS ve web tabanlı uygulamalar bize donanım bağımsız ve gerçek anlamıyla mobil bir internet deneyimi yaşatabilecek. Umarım operatörlerimiz de buradaki potansiyelin farkına varıp görüntülü konuşmaya verdikleri önem kadar mobil internet ürünlerine de eğilirler.



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
7

Mart ayında “3 Adımda Sosyal Medya Takibi” başlıklı yazımda kendi oluşturacağımız basit bir araç aracılığıyla markamızı sosyal medyada nasıl takip edebileceğimizden bahsetmiştim. Bu yazıda kullandığımız arama motorları ve yöntemler, giderek popülaritesini arttıran ve her geçen gün daha çeşitli ve farklı kampanyalarla karşılaştığımız bu yeni medya için derin analizler ve raporlamalar yaparken yeterli gelmeyebilir.

Aşağıda sosyal medya takibi ve ölçümlemesi için kullanılabilecek bir kısmı ücretli olan bazı araçları inceledim:


Anahtar kelimelerimizi sosyal medya üzerinde gerçek zamanlı olarak takip eden ve sonuçları analizlerle birlikte raporlayan Radian6 en kapsamlı araçlardan biri. Neredeyse tüm sosyal medya sitelerini takip ediyor ve ayrıntılı şekilde raporluyor. Bu özelliklerden faydalanabilmek için ise ayda 600$’dan başlayan paketlerden birini satın almamız gerekiyor.




Özellikle PR ve pazarlama ajanslarının kullanımı için üretilmiş bu servis de sosyal medya izleme ve ölçme hizmeti sunuyor. Ücretsiz üyelikle sadece 5 anahtar kelime ve 1000 arama sonucu saklanabiliyor, ücretli üyelik paketleri ise aylık 600$’dan başlıyor.




Diğer bir takip aracı olan Scout Labs ise aylık 100$ ile 750$ arasında değişen paketler sunuyor.



Trackur sosyal medya takibinin yanı sıra alert, trend analizi ve sıralama gibi hizmetler veriyor. Aylık fiyatı kişisel kullanım için 18$, küçük işletmeler 88$, kurumsal paket ise 187$. Servisi ücretsiz olarak deneyebilir ve performansını kendi anahtar kelimelerinizle ölçebilirsiniz.


Trackur’nin özelliklerinin yanı sıra rakip karşılaştırma, skorlama, ve kişileştirilebilir raporlar gibi hizmetler sunan Brandseye aylık bloggerlar için 1$, küçük işletmeler için 95$, büyük kurumlar için ise 350$ olarak fiyatlandırılmış.



Sosyal medya takibi ve trend analizleri yapabileceğiniz bu hizmetin ücretsiz versiyonunda 10 izleme yapmanıza izin verilmiş. Pro paketlerinin fiyatları ise 50$ ve 1000$ arasında değişiyor.

Son derece kapsamlı ve ücretsiz bir sosyal medya arama motoru olan Social Mention aynı zamanda RSS desteği, e-posta alertleri, widget’lar ve kendi araçları ile sosyal medya takibinde vazgeçilmez bir servis.

BackType

Bir çok arama motoru ve takip servisi sosyal medyada yazılar ve içeriğin kendisine yoğunlaştığı için BackType yorumlarda arama yapması açısından son derece faydalı bir hizmet sunuyor. Diğer araçlarla birlikte bu ücretsiz servisi de kullanmak daha kapsamlı bir takip için mutlaka gerekli.

Sonuç:

Hala yeni bir sektör olarak kabul edebileceğimiz sosyal medya takibi için nihai bir çözüm sanırım halen geliştirilmemiş. Daha fazla zaman ve işgücü anlamına gelse bile bence birçok aracın birlikte kullanılması faydalı olacaktır. Ücretli çözümleri ise gelişmiş raporlama araçlarından yararlanabilmek için en azından sosyal medya kampanyalarıyla uğraşan ajansların mutlaka denemesi gerek diye düşünüyorum.

Düzenleme (07.04.2010)

Yazıda bahsettiğim araçların ortak sorunlarından biri ise özellikle Türkçe içeriğin takip edilmesi ve raporlanması konusunda yaşanan zorluklar. Türkçe’nin farklı dil yapısı ve Türk kullanıcıları arasında çok popüler olan bazı sitelerin global servislerin takip listelerinde bulunmaması bir süredir test yayınında olan ve benim de deneme fırsatı bulduğum tamamen yerli bir servisi bizim için oldukça önemli kılıyor.

Angelabs tarafından geliştirilen Monitera güçlü raporlama araçları, kullanım kolaylığı ve yeni geliştirilen masaüstü uygulaması sayesinde sosyal medya takibinde ülkemizden çıkan en önemli oyunculardan biri olacak.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
3