DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

15 Aralık 2009 Salı

On 16:45 by Murat Kahraman in , ,    1 comment
1. İnternette sosyal medya pornoyu geride bıraktı. (reuters, 2009)

2. Twitter’ın geçtiğimiz yıl için büyüme oranı: %1.500 (yüzdebinbeşyüz) (nielsen, 2009)

3. Dünya üzerinde her üç kişiden ikisi sosyal ağları ziyaret ediyor. (nielsen, 2009)

4. Her gün Youtube’ta 100 milyon video izleniyor ve her dakika 20 saatlik video yükleniyor. (Youtube, 2009)

5. Her gün Facebook üzerinde 8 milyar dakika geçiriliyor ve 285 milyon adet içerik paylaşılıyor. (facebook, 2009)

6. 350 milyon aktif kullanıcısı ile facebook bir ülke olsaydı Çin ve Hindistan’dan sonra Dünya’nın en kalabalık 3. ülkesi olurdu. (wikipedia, 2009)

7. 307 milyon üyesi ile YouTube ise Çin ve Hindistan’ın ardından 3. en kalabalık ülkesi olurdu. (youtube, 2009)

8. Twitter’da açıldığı günden bu yana 6.7 milyar tweet gönderildi. (gigatweet, 2009)

9. İnternet kullanıcılarının sadece %65.1’i e-posta kullanmış, sosyal ağları kullananlar ise %68. (nielsen, 2009)

10. 14 milyondan fazla kullanıcıyla Türkiye Facebook’ta en aktif 3. ülke (facebook, 2009)

11. Friendfeed’in Dünya’da en popüler olduğu ülke Türkiye. (alexa, 2009)

12. Türkiye Avrupa’nın internette en çok zaman geçiren ülkesi (comscore, 2009)






16 Kasım 2009 Pazartesi

On 19:56 by Murat Kahraman in , ,    No comments

10 Kasım 2009 Salı

On 15:13 by Murat Kahraman in , , , ,    1 comment

Sosyal medya ölçümleme ve raporlaması tüm dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri haline geldi ve her geçen gün daha gelişmiş ve daha düşük maliyetli çözümler sunan yeni araçlarla karşılaşıyoruz. Ölçümleme sistemleri geliştikçe, rapor metrikleri de hem sayısal olarak artıyor hem de daha güvenilir hale geliyor.

Peki bu ölçümlediğimiz metrikler ve hazırlanan raporlar şirketler için ne kadar anlamlı?

Bir örnek üzerinden gidelim ve yeni bir sosyal medya politikasını şirket olarak hayata geçirdiğimizi ve bir sosyal medya uzmanı (?) ile çalışmaya başladığımızı varsayalım:

Şirket ve marka bloglarımızı hazırladık, Facebook’ta fan sayfamızı yarattık, Twitter, Friendfeed hesaplarımızı açtık, Youtube, Vimeo’da kanallar hazırladık. Hepsini çok kaliteli içeriklerle beslemeye başladık.

Bu sırada sektörümüzle ilgili blog yazarlarıyla iletişim kurduk. Onların yazılarına yorumlarla katkılarda bulunduk, ürünlerimizle ilgili teknik destek verdik, geri beslemelerinden faydalandık.

Her mecrada marka ve rakiplerimizi takip altına aldık. Gerektiğinde sohbetlere dahil olmaya başladık.

Bu mecralarda kampanyalar, oyunlar ve yarışmalar düzenledik, indirim kuponları, deneme ürünleri dağıttık. Birkaç tane de yaratıcı ve eğlenceli etkinlik düzenledik.

Sonunda Twitter’da 5 bin takipçimiz, Facebook fan sayfamızda 100 bin hayranımız oldu, blogumuzu her gün binlerce kişi okumaya başladı, bağlılık seviyesi ve sosyal medyada yer alma hacmimiz %500 arttı. Sosyal medyada sevilen bir marka haline geldik.

Bunların hepsini de en gelişmiş sosyal medya ölçümleme araçlarıyla ölçtük ve raporladık. Elimizde sosyal medyada yer alma hacimleri, bunların mecralara göre dağılımı, bağlanma metrikleri (takipçi, fan, arkadaş, yorum vs), sentiment analizlerinden (negatif, pozitif yorumlar) oluşan detaylı bir rapor var ve gerçekten ne kadar büyük başarı elde ettiğimizi rakamlarla kanıtlıyor.

Peki şirketimizin amacı (ticari bir kurum olduğunu varsayıyorum) internet üzerinde çok sevilen bir şirket olmak mı yoksa para kazanmak mı? Başarılı bir sosyal medya politikası Facebook’ta arkadaş sayımızla değil bunun ne kadarını satışa yansıtabildiğimizle ölçümlenebilir.

Aktivitelerimizin ne kadarının gelir/gider tablolarına yansıdığını gösteremediğimiz sürece başarılı bir politika yürüttüğümüzü ispatlayamayız.

Nasıl mı yapabiliriz?

Öncelikle bir aktivite zaman çizelgesiyle başlayabiliriz. Zaman çizelgesinde tüm sosyal medya aksiyonlarımızı sıralarsak bunların ölçümlediğimiz reaksiyonlarla olan ilişkilerini kolaylıkla gözlemleyebiliriz.

Bu aksiyon çizelgelerini sosyal medya raporlarımızla birlikte ele aldığımız zaman aralarındaki ilişki zaten ortada olacaktır. Hacimler, bağlanma (engagement) raporları ve sentiment analizleri bu aktivitelerimizin başarılarını ortaya koyan veriler olacak.

Üçüncü aşamada ise bu sosyal medya metriklerini aylık satış gelir tablolarıyla karşılaştırmalı ve aralarında bir ilişki olup olmadığını incelemeliyiz. Sosyal medyada sağladığımız yüksek bağlanma ve olumlu sentiment ölçümlerinin bize satış olarak dönüp dönmediğini bu noktada görebiliriz.

Ayrıca yine her tablomuzu ayrı ayrı tekil satış işlem miktarı, net yeni müşteri sayısı bunların ürünlere, dağıtım kanallarına göre dağılım tablolarıyla karşılaştırarak etkili olduğumuz ve etkisiz kaldığımız alanları ortaya çıkartarak gerekli aksiyonları almalıyız.

Bu karşılaştırmaları yaparken aynı dönemlerde gerçekleştirilen diğer eylemler de göz önüne alınararak, sosyal medya kullanılarak yaratılan gelir ortaya çıkartılmalı, sosyal medyaya yapılan yatırımlar da hesaba katılarak yatırımın geri dönüş oranı (ROI) hesaplanmalıdır.

Finansal etkiler dahil edilmemiş bir sosyal medya raporu iletişimciler için önemli veriler içerse bile şirketin geri kalanı için çok anlamlı olmayabilir.

Tüm bu ölçümleri yaparken unutulmaması gereken birkaç nokta ise:
  1. Sosyal medya bedava kullanabildiğimiz bir mecra değil. Medya satın alma bütçesi gerektirmese bile işgücü, emek ve teknoloji giderlerini gözardı etmemek gerekiyor.

  2. Sosyal medya çapraz kanal kullanımlarında amplifikatör etkisi yaratıyor. Diğer pazarlama aktivitelerini SM kullanmadan yapılınca aynı etkiyi göstermeyecektir.

  3. Sosyal medya kısa dönemde geri dönüş için uygun bir mecra değil. Bütçeleri yönetenlerin diğer kampanyalara göre daha sabırlı olması uzun vadede çok daha başarılı sonuçlar almalarını sağlayacaktır.

  4. Başarılı bulunmayan bir ROI, şirketin sosyal medya bütçesini kapatması için bir bahane değil sosyal medya politikalarını gözden geçirmesi için bir sebep olmalıdır.






3 Kasım 2009 Salı

On 16:44 by Murat Kahraman in ,    No comments

28 Ekim 2009 Çarşamba

On 12:48 by Murat Kahraman in , , ,    No comments

Arama motoru kampanyaları çok etkili ve belki de en iyi (ve en kolay) ölçümlenebilen kanal olarak uzun süredir online pazarlamanın vazgeçilmezlerinden biri. Sosyal medya ise özellikle son dönemlerin en popüler dijital mecrası. Bu iki önemli pazarlama kanalının birbiri üzerine etkileriyle ilgili comScore ve GroupM Search&M80 tarafından bir araştırma yapılmış ve oldukça ilgi çekici sonuçlara ulaşılmış.

Araştırmaya göre;

- Arama motoru ve sosyal medya kampanyası beraber yürütüldüğünde, marka ürünleriyle ilgili aramalar sadece arama motoru kullanılan kampanyalara göre 2.8 kat daha fazla yapılmış.

- Yine iki kanalın birlikte kullanılması tıklama oranının %50 artmasını sağlamış. Anahtar kelime olarak markanın ürününü kullanıldığı aramalarda ise tıklama oranı %4.5’tan %11.8’e çıkmış.

- Sitede ziyaret süreleri incelendiğinde ise arama motoru kampanyası tek başına ziyaret süresini %10 civarında arttırken, sosyal medya kampanyası tek başına %100 artış sağlamış. Her ikisi beraber kullanıldığında ise bu artış neredeyse %300 civarında gerçekleşmiş.

- İki kanalın birlikte kullanıldığı durumlarda gerçekleşen aramaların satın alma amaçlı yapılma olasılığı, sadece arama motoru kampanyası kullanılan durumlara göre yaklaşık %200 artmış.

Bu araştırmanın da ortaya çıkardığı gibi sosyal medyayı sadece bir iletişim kanalı olarak değil aynı zamanda kullandığımız diğer mecralar için bir katalizör olarak da görmekte fayda var.

Araştırma raporunun kendisine buradan ulaşabilirsiniz.





19 Ekim 2009 Pazartesi

On 19:11 by Murat Kahraman in ,    No comments

15 Ekim 2009 Perşembe

On 10:43 by Murat Kahraman in ,    No comments
Bugün 15 Ekim yani Blog Action Day. Her yıl tüm dünyadan binlerce blog yazarının katılımıyla gerçekleşek olan bu eylem, on milyonlarca blog okuruna ulaşarak internetin en büyük sosyal değişim etkinliklerinden biri olmayı amaçlıyor.

Bu yılın konusu ise iklim değişikliği olarak belirlenmiş. 15 Aralık'ta Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın gerçekleşeceğini düşünürsek buraya katılacak olan ülke liderlerinin ve özellikle global ısınmanın en büyük sorumlularından biri olmasına karşın Kyoto Protokolü'nü ısrarla imzalamayan A.B.D.'nin Nobel Barış Ödüllü başkanı Obama'nın dikkatini çekebilmek için güzel bir fırsat olabilir.

Benim bugün için seçtim içerik ise Greenpeace'in Kömür Hikayesi:






6 Ekim 2009 Salı

On 14:34 by Murat Kahraman in , , ,    No comments



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

23 Eylül 2009 Çarşamba

On 15:26 by Murat Kahraman in , , ,    No comments
Online pazarlamayla ilgilenen herkes için oldukça önemli bir konu son dönemin popüler mecrası sosyal medya aktivitelerinin ne kadarını web sitelerinde trafiğe çevirebildikleri. Sosyal medya bir trafik kaynağı olarak Google ile yarışacak boyutlara geldikçe web trafiği analizlerinde de daha önemli bir kalem olarak karşımıza çıkıyor.

Google Analytics kullanıcıları olarak “Trafik Kaynakları” raporlarında “Yönlendirme Siteleri” başlığının altında gelen trafiğin hangi sitelerden yönlendirildiğini hiçbir işlem yapmadan kolaylıkla izleyebiliyoruz:


Ancak yukarıdaki resimde de görüleceği üzere benim blogum gibi küçük bir sitede bile yönlendirme sitesi sayısı 167 olabiliyor ve bu kadar farklı site içerisinden sosyal medya kaynaklı trafiği değerlendirmek son derece zor.

Bu durumda bir gelişmiş segment oluşturarak sosyal medya kaynaklı trafiği tek bir kalem altına toplamak uygun bir çözüm olacaktır. Bu segmenti oluşturmak için öncelikle sitenize trafik yaratan, önem taşıyan ve izlemek istediğiniz sitelerin bir listesini oluşturmalıyız.

Benim kullandığım liste şu şekilde:
facebook|twitter|friendfeed|sourtimes.org|uludagsozluk|itusozluk|bildirgec|blogspot|
blogcu|wordpress|delicious|stumbleupon|groups.google|groups.yahoo|digg|tumblr|
posterous|linkedin|xing|netlog|ortakantin|linkibol|oyyla|buzla|eksenim|limk|

Daha sonra “Gelişmiş Segmentler” bölümünden yeni bir “Özel Segment” oluşturarak, bu segmente “Boyutlar” içerisinden “Yönlendirme Yolu” ifadesini ekliyoruz. Koşul’u “normal ifadeyle eşleştir” olarak ayarlayıp yukarıda örneğini verdiğim ifademizi de “Değer” bölümüne yapıştırıyoruz.


Bu segmenti oluşturduktan sonra raporlarımızda gelişmiş segmentlerden bu yeni oluşturduğumuzu da “göster” diye işaretleyerek sosyal medya kaynaklı trafiğimizi takip edebilir ve bu trafikle ilgili analiz ve raporlara ulaşabiliriz.


Bu yöntem özellikle sosyal medyada sitemizle ilgili paylaşımları ve tartışmaları takip etmek, yürüttüğümüz kampanyaların sosyal medya etkilerini ölçebilmek açısından faydalı olacaktır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

3 Eylül 2009 Perşembe

Bu yazım digitalage dergisinin Eylül sayısında yayınlanmıştır.


Son dönemde ülkemizde göze çarpan örneklerini sıklıkla görmeye başladığımız viral pazarlama kampanyalarının en önemli araçlarından biri şüphesiz viral videolar. Düşük maliyetlerle çok ciddi geri dönüş alabileceğiniz viral video kampanyaları, bu yeni trendin gücünün farkına varan markalar sayesinde alternatif pazarlama kanallarının yıldızı parlayan öğelerinden biri haline geldi.

Çok sayıda marka viral video kullanmaya başlarken bu kampanyaların raporlanmasıyla ilgili genel kabul edilmiş bir standart ise diğer bir çok online uygulama için olduğu gibi halen bulunmuyor. Ölçümleme kriterleri ve raporların içerikleri için marka ihtiyaçları kadar ölçümleme kısıtları da büyük rol oynuyor.

Özellikle video paylaşım mecralarının veri paylaşım politikalarının en büyük kısıtları oluşturduğu viral video izleme uygulamalarında özellikle ülkemizde çok yoğun kullanıma sahip facebook gibi bazı sosyal ağların izlenme sayısı gibi temel verileri paylaşmaması yüzünden hazırlanan raporlarda ya büyük eksikler ya da önemli tahminsel verilerin bulunmasına yol açıyor.

Tohumlama (seeding) aşamasında bu kısıtların bir kısmının önüne geçmek mümkün olsa da viral video tohumlama, izleme ve raporlama için geliştirilen araçların kullanımı halen bilgi ve uzmanlık gerektiriyor.

Bir viral video kampanyasında neleri takip etmeli ve ölçümlemeliyiz?

Erişim ölçümlemesi

Erişim değerleri, pazarlamada viral video kullanımının doğası gereği en önemli ölçümleme kriterlerini oluşturuyor. Viral videonuzun ne kadar yüklendiği, ne kadar izlendiği gibi temel ölçümlemeler erişim raporlarına dahil edilmelidir.

- Yüklemeler

Kampanyayla ilişkili her videonuz kaç farklı kere video paylaşım servislerine yüklendiğini gösteren değerdir. Her yüklenen video farklı bir URL’e sahiptir. Bir site dahilinde çok sayıda farklı yükleme yapılabilir. Örneğin tek bir videonuz Youtube içerisinde çok sayıda yüklenebilir.

Yükleme sayısı videonuz kaç adet kopyasının internet ortamında bulunduğunu gösteren bir değerdir.

İki farklı yükleme şeklinden bahsedebiliriz:

Tohumlanan (seeded) veya orijinal yüklemeler: Kendinizin, ajansınızın veya tohumlama için çalıştığınız kurumun veya araç tarafından gerçekleştirilen yüklemeler bu gruba dahil olmalıdır. Kontrolünüz altında olduğu için takip etmesi ve raporlaması nispeten daha kolay olacaktır.

Viral veya organik yüklemeler: Sizin yarattığınız videoların sizden bağımsız kullanıcılar tarafından kopyalanarak video paylaşım servislerine yüklenme sayıları viral yükleme değerini oluştuyor. Aynı şekilde kampanya videolarınızla ilgili sizden bağımsız kullanıcılar tarafından hazırlanan türev videoların da yüklenme sayıları raporlarınıza dahil edilmelidir. Türev videoları orijinal videonun taklitleri, parodileri, remixleri, devam versiyonları veya orijinale hitaben hazırlanmış cevap videoları olabilir.

- İzlenme sayıları

İzlenme sayısı tüm yüklenen videoların toplam erişim başarısını gösteren videoların toplam izlenme miktarıdır. İzlenme sayısını da tohumlanan ve viral yüklenmelere göre ayrı ayrı hesaplayabiliriz.

İzlenme sayısı değerleri izlenirken video paylaşım servisinin veri paylaşım kısıtları büyük önem taşımaktadır.

- Etki Analizi

Erişim raporlarında yüklenme ve izlenme sayılarının yanısıra mutlaka bulunması gereken diğer bir başlık ise etki analizidir. Etki analiz videoların yüklendiği servislerde diğer kullanıcıların yaptığı yorumlar, beğenme, favorilerine ekleme ve puanlama miktarı ve video puanlarından oluşan ve genel olarak videonun yarattığı etkiyi görmemize yardımcı olan ölçümlerdir.

Kullanıcı bağlılığı

Bağlılıkla ilgili verilerin genel olarak video paylaşım sitelerinde ölçümlenmediği veya paylaşılmadığını göz önüne alırsak kullanıcı bağlılığı ile ilgili ölçümlemeleri yapmanın en sağlıklı yolu videoyu kendi sitemiz üzerinden yaymak veya kendimize ait bir video oynatıcı kullanmak olacaktır. Bu video oynatıcının içerisine kuracağımız takip sistemi sayesinde aşağıdaki verileri ölçümlemek mümkün olacaktır:

- Tekil izleyici sayısı: Videoyu izleyen farklı izleyicilerin sayısı
- İzleyici başına izleme sayısı: Ortalama tekil izleyici başına videonun izlenme sayısı
- Tekrar izleme oranı: Videoyu birden fazla izleyen kullanıcıların toplam izleyici sayısına oranı
- Paylaşma sayısı: Videonun oynatıcı üzerindeki paylaşım araçlarının kullanılmasıyla kaç kere paylaşıldığı
- Paylaşma oranı: Videoyu oynatıcı üzerinde bulunan paylaşım araçlarıyla paylaşan izleyicilerin tüm izleyicilere oranı
- Embed etme sayısı: Videonun kaç kere embed edildiği
- Embed edilen videoların izlenme sayısı: Sadece embed edilerek diğer sitelerde yayınlanan videoların izlenme sayısı

Bu yöntemle aynı zamanda videomuzu izleyenlerin oynatma, durdurma, ileri-geri alma ve kapatma gibi aksiyonlarını da ölçebilmemiz sayesinde sadece viral değil videoların kullanıldığı tüm pazarlama aktiviteleri için büyük önem taşıyan aşağıdaki raporları da oluşturmamız mümkün;

Başlangıç İlgisi: Birçok izleyicinin online video izlemeyi videonun ilk saniyelerinde bıraktığını biliyoruz. Başlangıç ilgisi, bu ilk birkaç saniyede izlemeyi bırakanların toplam izleyicilere oranının tersi alınarak hesaplanıyor. Bu veriler sayesinde potansiyeli yüksek dahi olsa başlangıç ilgisi zayıf olan videolar belirlenerek gerekli revizyonların yapılması mümkün hale geliyor.

Ortalama İlgi: Ortalama ilgi izleyicilerin videonun ortalama yüzde kaçını seyrettiğini gösteren bir değer. Araştırmalar sonucu çok az sayıda izleyicisinin online videoların %100’ünü izlediği ortaya çıkmış. Ortalama ilgi raporu sayesinde kampanya için hazırlanan çok sayıdaki video ve farklı reklam versiyonları arasında izleyiciyi bağlayan videolar belirlemek münkün.

Cezbetme Skoru: Cezbetme skoru videoların içerisinde bulunan, kullanıcıların videoyu geriye alıp tekrar izledikleri “sıcak noktaları” ortaya koyarak etkileşimi ve viral potansiyeli yüksek videoları tespit edebilmemizi sağlıyor. Video setimizden cezbetme skoru yüksek olanların başarı potansiyellerinin de yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

Kullanabileceğimiz araçlar

Tubemogul, vidmetrix (şu an için yeni kullanıcı alımı yapılmıyor) ve heyspread (ücretli) gibi farklı araçlar videolarınızı tek bir yerden kolaylıkla çok sayıda farklı video paylaşım sitenize yükleminizi sağlarken aynı zamanda bu sitelerden gerçek zamanlı erişim ve izlenme raporlarını da size sunuyor.

Bu üç aracın ortak noktası dünyada en çok kullanılan video paylaşım servisleri ile çalışmalarına karşın Türkiye’nin önde gelen video servislerini içermediklerinden lokal kampanyalarımızda hiçbirini etkin olarak kullanmak mümkün olmuyor. Ancak tüm kampanyanın ölçümlemesini elle yapacaksak yabancı siteleri tek kaynaktan raporlamak için faydalı olabilirler.

Diğer bir kısıtları ise bu araçların yapıları gereği sadece tohumlanan (seeded) yüklemelerin izlenme sayılarını takip edebilmemiz.

Bu sektörde Türkiye’den çıkan yeni bir araç ise vidyoskop. Vidyoskop çok kısa süre içerisinde aktif olacak ve ilk versiyonunda videolarınızın URL bilgilerini girerek erişim raporlarını takip edebileceğiz. Özellikle yerli video sitelerini kampanyalarımız için kullanırken oldukça faydalı olacağını düşünüyorum.

Viral yüklemeleri takip etmek için kullanabileceğimiz araçlardan en önde gelen ikisi ise Google Video ve Socialmention. Bu iki video arama motoru özellikle sonuçları RSS olarak sunabilmeleri açısından takip sistemi kurmak için faydalı olacaktır.

Yine viral yüklemeleri daha detaylı takip edebilmek için sosyal medya takibi ve raporlaması için danışmanlık verdiğim firmalar için yaptığım araştırmaların bir sonucu olan ve şu yazımda belirttiğim araçların tamamını kullanabilirsiniz.

Kullanıcı bağlılığı ile yapılan ölçümler için ise şu anda tüm ölçümlemeleri kapsamamasına rağmen ücretsiz tek araç Youtube İnsight. Youtube’a yüklediğiniz videolarınızla ilgili detaylı analitik bilgi alabildiğiniz bu servisi maalesef ülkemizde halen devam eden Youtube yasağı yüzünden ana araç olarak kullanamıyoruz.

Yurtdışında video takip, ölçümleme ve analizi hizmetlerini sunan çok sayıda firma bulunurken ülkemizde bu tarz kampanyaların raporlanması ya yapılamıyor ya da kampanyayı yürüten ajans veya markanın kendisi tarafından yapılmak zorunda kalıyor. Oysa üçüncü parti uzman bir şirket tarafından gerçekleştirilecek bağımsız bir raporlama hizmeti kampanyanın tüm tarafları için hem daha sağlıklı veriler hem de zaman ve iş gücü tasarrufu sağlayacaktır.



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

7 Ağustos 2009 Cuma

On 00:04 by Murat Kahraman in , ,    No comments
Bu Cumartesi Günü (08.08.09) Eğitişim Kariyer Enstitüsü tarafından düzenlenen Pazarlamanın Şifresi Sertifika Programı kapsamında Pazarlama Trendleri konusunda eğitim vereceğim.

Katılmak isterseniz detaylı bilgiyi buradan bulabilirsiniz.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

23 Temmuz 2009 Perşembe

Sitemize gelen trafiğin analiz edilmesi ve sosyal medyadan faydalanarak nasıl kaliteli ve değerli trafik üretebileceğimizle ilgili faydalı bir sunum:
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

20 Temmuz 2009 Pazartesi

On 03:00 by Murat Kahraman in ,    No comments
Belki de şu ana kadar genellikle büyük projelerde görev aldığımdan trafik ölçümlemesi konusunda sürekli yaşadığımız sorunlardan biri farklı site ve kanallarımızın toplu ölçümlemelerini yapabilmek olmuştur.

Toplu ölçümlemeyle neyi mi kastediyorum?

Standart prosedür olarak tek bir marka veya şirketin birden fazla sitesini yayınlarken, bu sitelerin her birini teker teker izleyerek raporluyoruz. Bu siteler bir kurumun farklı markalarının veya ürünlerinin siteleri, mikrositeler veya bir internet servisinin farklı kanalları olabilir. Farklı domain adları kullanabilir veya tek bir domain adı altında farklı subdomainler ile yayınlanabilirler. Eğer Google Analytics kullanıyorsak yapacağımız işlem farklı hesap veya profiller açarak ayrı olarak izlemek istediğimiz her siteye kendisine özel GA izleme kodunu yerleştirmek.

Tüm sitelerimizin toplam trafiklerini izlemek istediğimizde ise genelde bu raporları dışarı alarak ziyaret ve sayfa gösterimi gibi verilerin toplamını alıyoruz. Ancak bu yöntem hem iş gücü ve zaman kaybına yol açarken hem de trafiğin içeriğe göre dağılımı, trendler, ziyaretçi özellikleri gibi birçok verinin hesaplanmasında uzmanlık gerektiriyor. En önemlisi ise tekil ziyaretçi gibi hayati bir veri bu yöntem ile hesaplanamıyor. Yani şirketimize ait her sitenin kendi ziyaretçi sayılarını bilirken bu sitelere gelen toplam tekil ziyaretçi sayısını bilemiyoruz, aynı şekilde farklı sitelerimizin ne kadar ortak, ne kadar farklı ziyaretçiye sahip olduğunu da hesaplayamıyoruz.

Google Analytics’in bu siteleri teker teker izlerken bir de bunları bozmadan ayrıca toplu olarak izlememiz için bir aracı standart olarak bulunmamasına karşın izleme kodlarında yapacağımız ufak bir modifikasyon bu konuda bize yardımcı oluyor. Bu şekilde her sitenin kendi izleme işlemine dokunmadan, ayrı bir hesap üzerinden sanki tüm sitelerimizi tek bir siteymiş gibi ölçümleyebilip, toplu şekilde tüm raporlara ulaşabiliyoruz.

Bunun için kullandığımız GA izleme kodu ise şu şekilde;
<script type="text/javascript">
var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www.");
document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E"));
</script>

<script type="text/javascript">
var firstTracker = _gat._getTracker("UA-XXXXXX-X");
firstTracker._trackPageview();
var secondTracker = _gat._getTracker("UA-YYYYYY-Y");
secondTracker._trackPageview();
</script>
First tracker dediğimiz satıra sitenin kendi hesabının GA ID’sini (UA-XXXXXX-X yerine), second tracker dediğimiz ikinci satıra ise toplu izleme yapmak istediğimiz hesabımızın ID’sini (UA-YYYYYY-Y yerine)yazıyoruz.

Dikkat etmemiz gereken noktalar:

1. İçerik raporlarında farklı sitelerin aynı isimli sayfaları toplu raporumuzda tek sayfa gibi sayılacak. Örneğin iki sitede de default.htm sayfası bulunuyorsa toplu raporda bu iki farklı sayfanın toplamını göreceğiz. Eğer toplu raporlarda içerik raporları bizim için önemliyse bu sorunu burada kullanılan filtreyle çözebiliriz. Bu şekilde sayfa adları raporlarda domain adının tamamı ile listelenecek ve her sayfayı ayrı ayrı sayabileceğiz.

Eğer içerik raporlarını sayfa sayfa değilde web sitelerine göre dağıtılmış olarak görmek istersek ( bu şekilde içerik raporlarında her sayfayı değil sadece sitelerin kendi toplam PV’lerini raporlayabiliyoruz) yukarıdaki izleme kodunu şu şekilde değiştirebiliriz;

<script type="text/javascript">
var firstTracker = _gat._getTracker("UA-XXXXXX-X");
firstTracker._trackPageview();
var secondTracker = _gat._getTracker("UA-YYYYYY-Y");
secondTracker._trackPageview(location.host);
</script>
2. Hesapların saat dilimleri farklı şekilde ayarlıysa toplu raporlarda zaman bilgilerini göz ardı etmek gerekiyor ya da tüm hesaplarımızın saat dilimlerini aynı şekilde ayarlamalıyız.

3. Eğer hesaplara bağlı Adwords kampanyaları bulunuyorsa bunlarınpara birimleri farklıysa toplu raporlardaki ROI ve maliyet hesaplarını dikkate almamız gerekiyor.

4. Eğer bir çerez manipülasyonu yaparsak bunun iki hesabı da etkileyeceğini unutmamalıyız.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

13 Temmuz 2009 Pazartesi

On 00:51 by Murat Kahraman in , ,    No comments

The Guru's Guide To Better Search Engine Marketing



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

9 Temmuz 2009 Perşembe

On 10:47 by Murat Kahraman in , , ,    7 comments
Geçtiğimiz hafta Turkcell bizi misafir ederek 3G ile hizmetimize sunacakları servislerden bazılarını tanıttı. 3G teknolojisi sayesinde neredeyse tüm Türkiye’de (kademeli olarak) kablosuz hızlı internet erişimine sahip olabileceğiz. 3G için hazırlanan servislere baktığımızda ise ısrarla görüntülü görüşme ve mobil TV ön plana çıkarken, bu ikisi için de, özellikle mobil TV için VOD servisler yayına alınmadığı sürece, bir kullanıcı olarak çok heyecan duyduğumu söyleyemeyeceğim.

3G’nin bence hayatımıza en önemli etkisi daha önce daha önce bağlantı hızlarının düşüklüğünden dolayı çok efektif şekilde kullanamadığımız mobil internet konusunda önemli ve büyük bir pazar oluşturacak olması.

Ülkemizde uzun süredir hasretle (!) beklediğimiz 3G’ye bu ay sonu kavuşacakken bu sabah Google tarafından gelen bir açıklama ise aslında beni daha çok heyecanlandırdı diyebilirim. Google özellikle netbook kullanımını hedefleyen hafif hızlı ve en önemlisi web öncelikli hazırladıkları işletim sistemlerini piyasaya süreceklerini açıkladı.

Google Chrome OS adını verilen bu yeni işletim sistemiyle ilgili yapılan açıklamada en dikkat çekici noktalardan biri uygulama geliştirilmesi için web platformunun kullanılacak olması. Yani bu yeni işletim sisteminde uygulamaları kendi bilgisayarımız üzerinde çalıştırarmak yerine tarayıcımızda web üzerinden çalıştıracağız. Hatta açıklamada web tabanlı dosya yönetim sistemlerinden de bahsediliyor.

Web tabanlı uygulamaların bize en büyük getirisi bilgisayar bağımsız şekilde çalışabilecek olmamız. Yani bilgisayarımızın yanınmızda olmaması, çökmesi ve hatta çalınması o an için kullanabileceğimiz başka bir makine bulabildiğimiz sürece çalışmalarımızı engellemeyecek. Tüm programlarımıza ve dosyalarımıza internet bağlantısı olan tüm bilgisayarlardan ulaşabilecek ve kullanabileceğiz. Şu anda da çok sayıda web tabanlı uygulama mevcut ancak Google Chrome OS sayesinde bu alanda çok sayıda ve yüksek kalitede araçlara sahip olacağımıza eminim.

Web odaklı bir işletim sistemi, web tabanlı dosya yönetimi ve web tabanlı uygulamalar kulağımıza ne kadar hoş gelse de şu an için Türkiye’de bu konuda en büyük kısıtımız sürekli hızlı internet bağlantısına sahip olmayışımız. Ev ve ofislerimizde kullandığımız bağlantılar büyük ölçüde bu ihtiyacımızı giderse de (kotalı ADSL paketleri ve “adil kullanım” uygulaması nasıl etkiler bilemiyorum) özellikle dışarıdayken (netbook pazarından bahsediyorsak dışarıda daha yoğun kullanacağımızı düşünebiliriz) hot spot'ların az oluşu, TTNet WiFi hizmetinin şu andaki yetersizliği ciddi sorunlar yaratacaktır.

İşte tam bu noktada 3G geniş kapsama alanı, hızlı internet bağlantısı ve (umarız) makul fiyatlarıyla bu sorunun çözümü olacaktır. 3G uyumlu çoğu telefonu zaten modem olarak kullanabildiğimiz gibi operatörlerin önümüzdeki dönem daha etkili şekilde piyasaya sunacaklarını tahmin ettiğim mobil modem paketleri sayesinde her yerden ve her zaman hızlı internet bağlantısına sahip olabileceğiz.

3G, Google Chrome OS ve web tabanlı uygulamalar bize donanım bağımsız ve gerçek anlamıyla mobil bir internet deneyimi yaşatabilecek. Umarım operatörlerimiz de buradaki potansiyelin farkına varıp görüntülü konuşmaya verdikleri önem kadar mobil internet ürünlerine de eğilirler.



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

7 Temmuz 2009 Salı

On 02:56 by Murat Kahraman in , ,    3 comments
Mart ayında “3 Adımda Sosyal Medya Takibi” başlıklı yazımda kendi oluşturacağımız basit bir araç aracılığıyla markamızı sosyal medyada nasıl takip edebileceğimizden bahsetmiştim. Bu yazıda kullandığımız arama motorları ve yöntemler, giderek popülaritesini arttıran ve her geçen gün daha çeşitli ve farklı kampanyalarla karşılaştığımız bu yeni medya için derin analizler ve raporlamalar yaparken yeterli gelmeyebilir.

Aşağıda sosyal medya takibi ve ölçümlemesi için kullanılabilecek bir kısmı ücretli olan bazı araçları inceledim:


Anahtar kelimelerimizi sosyal medya üzerinde gerçek zamanlı olarak takip eden ve sonuçları analizlerle birlikte raporlayan Radian6 en kapsamlı araçlardan biri. Neredeyse tüm sosyal medya sitelerini takip ediyor ve ayrıntılı şekilde raporluyor. Bu özelliklerden faydalanabilmek için ise ayda 600$’dan başlayan paketlerden birini satın almamız gerekiyor.




Özellikle PR ve pazarlama ajanslarının kullanımı için üretilmiş bu servis de sosyal medya izleme ve ölçme hizmeti sunuyor. Ücretsiz üyelikle sadece 5 anahtar kelime ve 1000 arama sonucu saklanabiliyor, ücretli üyelik paketleri ise aylık 600$’dan başlıyor.




Diğer bir takip aracı olan Scout Labs ise aylık 100$ ile 750$ arasında değişen paketler sunuyor.



Trackur sosyal medya takibinin yanı sıra alert, trend analizi ve sıralama gibi hizmetler veriyor. Aylık fiyatı kişisel kullanım için 18$, küçük işletmeler 88$, kurumsal paket ise 187$. Servisi ücretsiz olarak deneyebilir ve performansını kendi anahtar kelimelerinizle ölçebilirsiniz.


Trackur’nin özelliklerinin yanı sıra rakip karşılaştırma, skorlama, ve kişileştirilebilir raporlar gibi hizmetler sunan Brandseye aylık bloggerlar için 1$, küçük işletmeler için 95$, büyük kurumlar için ise 350$ olarak fiyatlandırılmış.



Sosyal medya takibi ve trend analizleri yapabileceğiniz bu hizmetin ücretsiz versiyonunda 10 izleme yapmanıza izin verilmiş. Pro paketlerinin fiyatları ise 50$ ve 1000$ arasında değişiyor.

Son derece kapsamlı ve ücretsiz bir sosyal medya arama motoru olan Social Mention aynı zamanda RSS desteği, e-posta alertleri, widget’lar ve kendi araçları ile sosyal medya takibinde vazgeçilmez bir servis.

BackType

Bir çok arama motoru ve takip servisi sosyal medyada yazılar ve içeriğin kendisine yoğunlaştığı için BackType yorumlarda arama yapması açısından son derece faydalı bir hizmet sunuyor. Diğer araçlarla birlikte bu ücretsiz servisi de kullanmak daha kapsamlı bir takip için mutlaka gerekli.

Sonuç:

Hala yeni bir sektör olarak kabul edebileceğimiz sosyal medya takibi için nihai bir çözüm sanırım halen geliştirilmemiş. Daha fazla zaman ve işgücü anlamına gelse bile bence birçok aracın birlikte kullanılması faydalı olacaktır. Ücretli çözümleri ise gelişmiş raporlama araçlarından yararlanabilmek için en azından sosyal medya kampanyalarıyla uğraşan ajansların mutlaka denemesi gerek diye düşünüyorum.

Düzenleme (07.04.2010)

Yazıda bahsettiğim araçların ortak sorunlarından biri ise özellikle Türkçe içeriğin takip edilmesi ve raporlanması konusunda yaşanan zorluklar. Türkçe'nin farklı dil yapısı ve Türk kullanıcıları arasında çok popüler olan bazı sitelerin global servislerin takip listelerinde bulunmaması bir süredir test yayınında olan ve benim de deneme fırsatı bulduğum tamamen yerli bir servisi bizim için oldukça önemli kılıyor.

Angelabs tarafından geliştirilen Monitera güçlü raporlama araçları, kullanım kolaylığı ve yeni geliştirilen masaüstü uygulaması sayesinde sosyal medya takibinde ülkemizden çıkan en önemli oyunculardan biri olacak.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

1 Temmuz 2009 Çarşamba

On 01:59 by Murat Kahraman in , , , ,    No comments


Dünya üzerinde reklamverenlerin her geçen gün daha fazla kullandıkları ve tercih ettikleri sosyal medya reklamcığı konusunda yaşadığımız en önemli sorunlardan biri bu kampanyaların ölçümlenme ve raporlanmasının zorluğu. Bu konuda genel olarak kabul edişmiş herhangi bir standart bulunmadığı gibi  geleneksel internet reklam ölçümleme kriterleri sosyal medya kampanyalarının raporlanması için yetersiz kalıyor.

Sosyal medya üzerinde yürütülen kampanyalarda değeri daha sadece markalı içeriğin kullanıcıya dağıtımı değil kullanıcıların bu reklam içeriğiyle olan etkileşimleri de yaratıyor ve kampanya ölçümlerinde bunu göz ardı etmemiz eksik birraporlama yapmamıza neden oluyor.

Bu konuda yaşanan sıkıntıyı fark etmiş olmalı ki, IAB geçtiğimiz ay sosyal medyada reklam ölçümlemeyle ilgili tanımlamaların bulunduğu bir kılavuz yayınladı.

Sosyal medya reklamlarının üç kategoride incelendiği kılavuzda ölçüm kriterleri şu şekilde tanımlanmış:

Genel Sosyal Medya Ölçümleri
  • Tekil ziyaretçi (Unique Visitor): Siteyi ve uygulamayı ziyaret eden ve markalı içeriğe ulaşan tekil birey veya tarayıcı sayısı
  • Tekil ziyaretçi başına maliyet (Cost per unique visitor): Tekil ziyaretçi başına yayın veya uygulamanın toplam gideri   
  • Sayfa Gösterimi (Page views): Kullanıcı tarafından görüntülenen sayfa sayısı
  • Ziyaret (Visits): IAB bu kılavuzda ziyaret tanımını UGC/sosyal medya spesifik olarak yapmış ve çerez ile tanımlanmış bir tarayıcı veya kayıtlı bir kullanıcının devam eden tek bir aktivite dizisi olarak tanımlamış.
  • Geri Dönen Ziyaretler (Return Visits): Belli bir zaman aralığında ziyaretçilerin ortalama site veya uygulamaya geri dönme sayısı
  • Etkileşim Oranı (Interaction Rate): Bir reklam veya uygulama ile etkileşim kuran kullanıcıların oranı (Yerleştirmeden ötürü zorunlu olarak veya istemeksizin etkileşim kurulan reklamları (örn. Kapatılan adcorner’lar) göz önüne almak gerekiyor)
  • Harcanan Zaman (Time Spent): Bir ziyaretin başlamasından o ziyaret içinde kullanıcının gösterdiği son aktiviteye kadar geçen zaman
  • Video kurumları (Video Installs): Kullanıcıların bir video oynatıcıyı kendi sayfalarına yerleştirme sayısı (embed, grab, post). 
  • İlintili eylemler ve ilintili eylem başına maliyet (Relevant actions and cost per relevant actions): Yarışma girdileri, kupon indirilmesi, oyun oynanması, video izlenmesi, yüklemeler, anket oyları, gönderilen mesajlar, davetiyeler, profilde paylaşım, gönderilen yorumlar, ulaşılan arkadaşlar, açılan başlıklar, grup üyeleri veya hayranlar, tekrar gönderimler (repost) gibi eylemlerin sayıları
Blog Ölçümleri

Sohbet Büyüklüğü (Conversation Size): Bu ölçümler reklamverenlerin kendileriyle ilgili özel konularda blogosferde geçen sohbetlerin derinlik ve genişliğini anlayabilmesine yardımcı oluyor.
  • Sohbetle ilintili site sayısı (Number of conversation relevant sites): Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin içeriğinde bulunduğu sohbetle ilintili site sayısı
  • Sohbetle ilintili bağlantı sayısı (Number of conversation relevant links): Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu içerikten ve bu içeriğe verilen linklerin sayıları
  • Sohbet Erişimi (Conversation reach): Sohbete dahil olan sitelerin tekil ziyaretçi sayısı
  • Site Uygunluğu (Site Relevance): Bu ölçümler reklamverenlerin bir sitenin veya içeriğin hedeflenen sohbetle ne kadar ilintili olduğunu görebilmesini sağlıyor.
  • Sohbetle İlintili yazıların sohbet yoğunluğu (Conversation density of conversation relevant posts): Reklamverenin belirlediği sohbetle ilintili anahtar kelime veya cümlelerin sitedeki yazılarda bulunma yüzdesi (SEO anahtar kelimelerinin aksine burada tek bir sayfaya değil blogda yazılmış tüm yazılara bakılıyor)

Yazar Güvenilirliği (Author Credibility): Bu ölçümler sohbete dahil olan yazarların güvenilirliğinin ölçülmesine yardım ediyor.
  • Sitedeki sohbetle ilintili yazıların sayısı (Number of conversation relevant posts on the site): Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlenin içeriğinde bulunduğu sohbetle ilintili yazı sayısı
  • Sohbetle ilintili yazılara verilen bağlantı sayısı (Number of links to conversation relevant posts on the site): Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu yazılardan ve bu yazılara verilen linklerin sayıları
  • Sohbetle ilintili ilk yazının yayınlanma tarihi (Earliest post date for conversation relevant posts):  Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu ilk yazının yayınlanma tarihi
  • Sohbetle ilintili son yazının yayınlanma tarihi (Latest post date for conversation relevant posts):  Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu son yazının yayınlanma tarihi
  • Sohbetle ilintili ilk ve son yazıların yayınlanma tarihleri arasındaki süre (Duration between earliest and last post date for conversation relevant posts): Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu ilk ve son yazıların yayınlanma tarihleri arasındaki süre

İçerik tazeliği ve güvenilirliği (Content Freshness and Relevance): Bu ölçümlerle reklamverenlerin reklamlarını yayınlayacakları sitelerin içeriğinin tazeliği ve güvenilirliği konusunda fikir sahibi olabilmesi amaçlanıyor.
  • Sohbetle ilintili ilk yazının yayınlanma tarihi (Earliest post date for conversation relevant posts):  Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu ilk yazının yayınlanma tarihi
  • Sohbetle ilintili son yazının yayınlanma tarihi (Latest post date for conversation relevant posts):  Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu son yazının yayınlanma tarihi
  • Yazılar arasındaki ortalama süre (Mean-time between posts): Reklamverenin belirlediği anahtar kelime veya cümlelerin bulunduğu son yazıların yayınlanma tarihleri arasında geçen ortalama süre

Widget’lar ve Sosyal Medya Aplikasyonları Ölçümleri
  • Kurulumlar – Uygulamalar (Installs - Applications): Uygulamanın toplam kurulum sayısı
  • Aktif Kullanıcılar (Active Users): Uygulamayı belli bir zaman çerçevesi içinde kullanmış olan toplam kullanıcı sayısı. (Birçok uygulama hızlı büyümesine karşın zaman içerisinde aktivitesini kaybedebiliyor)
  • İzleyici profili (Audience Profile): Kendi doldurdukları profil bilgilerinden elde edilen kullanıcı demografik bilgileri
  • Tekil kullanıcı erişimi (Unique User Reach):  Uygulamayı kuran kullanıcıların toplam sosyal medya izleyicilerine yüzdesi (aktif kullanıcılar üzerinden hesaplanıyor)
  • Büyüme (Growth): Belli bir zaman aralığında ortalama kullanıcı sayısı
  • Etki (Influence): Uygulamayı kuran kullanıcıların ortalama arkadaş sayısı
  • Uygulama/Widget kurulumu – Kullanıcı (Application/Widget installs – User): Kullanıcı tarafından kendi profiline, sayfasına ya da sitesine kurulan uygulama veya widget sayısı
  • Aktif Kullanıcı/Dışarıdaki Widget Sayısı (Active users/Widgets in the wild):  Belli bir zamanda uygulamayı düzenli kullanan kişi sayısı / belli bir zamanda kullanıcı sayfasındaki widget sayısı
  • Uzun ömürlülük/Yaşam döngüsü (Longevity/Lifecycle): Uygulama veya widget’ın ortalama kullanıcı tarafından kurulmuş olarak kalma süresi

IAB’ın tanımladığı bu ölçümlerin ne kadar standart hale geleceğini, ne kadar kullanılacığını ise zaman gösterecek. Bu ölçümlerin daha kolay yapılabilmesi ve raporlanabilmesi için hazırlanacak olan araçların bu konuda büyük etkisi olacağını düşünüyorum.

Bu kılavuzun tamamını buradan indirebilirsiniz.




EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

15 Haziran 2009 Pazartesi

On 21:05 by Murat Kahraman in , ,    No comments

5 Haziran 2009 Cuma

On 16:39 by Murat Kahraman in , ,    No comments
Farklı trafik kaynaklarından gelen kullanıcıların sitemize girdikten sonra neler yaptığını ve nasıl davrandığını izleyebilmek bu kaynakların performanslarını değerlendirebilmemiz için büyük önem taşıyor. Farklı linklerden sitemize gelen ziyaretçileri farklı segmentlere ayırıp her bir segmenti ayrı ayrı analiz edebilmemiz için ise Google Analytics kampanya kodlarını kullanmamız gerekli.
Performansını ölçümlemek istediğimiz bağlantılarda kullandığımız bu kampanya kodları kendi URL’imize eklediğimiz sorgu parametrelerinden oluşuyor. Trafik analizi için son derece büyük fayda sağlayan bu parametreler maalesef arama motoru optimizasyonu için ise ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Arama motorları kampanya parametreleri bulunan URL’i, parametresiz URL’den farklı bir sayfa olarak algılayabiliyor. Yani örneğin ana sayfamıza yönlendirdiğimiz kampanya parametreli bağlantılar, arama motorlarının gözünde tamamen farklı bir sayfaya verilmiş gibi görünebiliyorlar. Bu durumda SEO çalışmalarımızın en önemli parçalarından biri olan dış bağlantılar konusunda büyük bir kayıp oluşabiliyor.
Peki bu durumun önüne nasıl geçebiliriz?
Kampanya kodlarında soru işareti (?) yerine diyez işareti (#) kullanmak bu sorunu tamamen çözecektir. Google bir URL’de diyez işareti (#) gördüğü zaman arkasından gelen her şeyi göz ardı ediyor. Yani URL’de diyez işaretinin arkasına ne eklersek ekleyelim (örn. kampanya kodlarımız), Google bunu parametresiz URL ile aynı sayfa olarak görecek ve buna göre değerlendirecektir.
Diyez işaretli kampanya parametrelerini Google Analytics için anlamlı hale getirmek için ise _setAllowAnchor() metodunu kullanmalıyız. Bunun için sayfalarımıza yerleştirdiğimiz GA izleme kodunda ufak bir değişiklik yapmamız gerekiyor.
Kodun içinde şu 2 satırı bulup:
var pageTracker._gat._getTracker(’UA-xxxxxx-a’);
pageTracker._trackPageview();
Bu iki satırın arasına bu kodu yerleştirmek gerekiyor:

var pageTracker._gat._getTracker(’UA-xxxxxx-a’);

pageTracker._setAllowAnchor(true);
pageTracker._trackPageview();
Bunu tüm sayfalarımızda bulunan kodlarımıza uyguladıktan sonra kampanya kodlarını şu şekilde kullanmaya başlayabiliriz:
eski: http://www.muratkahraman.net/?utm_source=1&utm_medium=2&utm_campaign=3
yeni: http://www.muratkahraman.net/#utm_source=1&utm_medium=2&utm_campaign=3
Eğer sayfanın kendi URL’inde sorgu parametresi bulunuyor ise diyez işaretini kampanya parametresinin başladığı yere koymamız gerekiyor:
http://www.muratkahraman.net/?page=1#utm_source=1&utm_medium=2&utm_campaign=3

14 Nisan 2009 Salı

On 17:42 by Murat Kahraman in , ,    1 comment
Bu yazım digitalage dergisinin Nisan sayısında yayınlanmıştır.

İnternetin pazarlama mecrası olarak kullanılırken en önemli özelliklerinden birinin tamamen ve kolayca ölçülebilir olması olduğunu herkes kabul edecektir. Web siteleri üzerinde kullanıcıların nerelerden geldiğini, nasıl hareket ettiklerini, gerçekleştirdikleri satın almalar dahil aksiyonları nerdeyse müşteri bazında takip edebiliyor, kampanyamızın performanslarını eş zamanlı ölçüp, gerekli müdahaleleri zaman kaybetmeden yapabiliyoruz.

Konu çevrimiçi kampanyaların ölçümlenmesi olduğunda gerçekten kullanabileceğimiz araç sayısı ve yöntemler konusunda bir sıkıntımız yok ama hayatın gerçeklerine baktığımızda görüyoruz ki pazarlama kampanyalarımızın çevrimiçi mecra harcamaları toplam medya tüketimimizden halen oldukça küçük bir pay kapabiliyor. Peki televizyon, radyo, basılı yayınlar ve açık hava gibi çevrimdışı mecraları kullandığımız kampanyalarımızda internetin ölçülebilirlik özelliğinden mahrum mu kalacağız?

Çevrimdışı kampanyalarımızın çevrimiçi etkilerini ölçebilmemizin bazı yöntemleri var. Yani televizyona ya da bir dergiye verdiğimiz reklamlardan web sitemize ne kadar ziyaretçi geldiğini, bu ziyaretçilerin web sitemizde neler yaptığını veya neler satın aldığını takip edebiliyoruz.

İşte çevrimdışı aktivitelerin çevrimiçi etkilerini ölçmek için bazı yollar:

1. Yönlendirme

Hatırlanması kolay, akılda kalıcı ve mümkünse kampanyanızla ve/veya ürününüzle ilgili bir alan adı alın, reklamlarınızda kendi web sitenizin adresini değil bu yeni adresi kullanın ve bu alan adını kendi sitenize yönlendirin.

Örnekle anlatmak gerekirse Murat Yayınları diye bir yayınevimiz var ve www.muratyayinlari.com sitesi üzerinden kitap satışı yapıyoruz. Bir edebiyat dergisine reklam vermeye karar verdik ve bu reklamın geri dönüş oranına göre ilerleyen aylarda bu reklam çalışmasına devam edip etmeyeceğimize karar vereceğiz.

Bu vakada uygulayabileceğimiz yöntemlerden biri www.muratkitap.com gibi akılda kalıcı yeni bir adres almak ve bu alan adını kendi sitemize yani www.muratyayinlari.com’a yönlendirmek. Böylece dergide kullandığımız ilan üzerinden sitemize gelen kullanıcıları kolayca izleyebiliriz.

Aynı yöntem için kullanabileceğimiz diğer bir yol ise ilanlarda ilana özel bir adres kullanmak: www.muratyayinlari.com/dergi. Ama sitemize gelecek her müşterinin bu alan adını adres çubuğuna elle yazacağını göz önüne alırsak adresin tamamını değil sadece gövde kısmını yazacak veya adres çubuğu yerine arama motoru kullanacak kullanıcıları izleme şansını kaçırabiliriz.

Yönlendirme yöntemine karar verdik ama ölçümleme kısmını nasıl uygulayacağız? Google Analytics kullanarak neler yapabileceğimize bakalım (Google Analytics üzerinden kampanya ölçümü yapmak için temel bilgilere buradan erişebilirsiniz).

- Meta Yenileme

Meta etiketi kullanarak kampanya sayfamızı kendi açılış sayfamıza yönlendirirken, kampanya kodlarımızı bu yönlendirme adresine ekleyebiliriz. Kullananacağımız örnek meta etiketi şu şekilde olacaktır;

<head>
...
<meta http-equiv="refresh" content="2; url=http://www.muratkitap.com?utm_source=dergi&utm_medium=ilan&utm_campaign=kampanya">
...
</head>

Bu metodu kullanırken reklamı dergide görüp kendi sitelerinden bu adrese link veren web sitelerinden gelen ziyaretçileri izlemek için kampanya sayfasına ikinci bir Google Analytics kodu yerleştirmek faydalı olacaktır. Bu izleme kodunun çalışmasını sağlamak için ise meta etiketimize 2 saniyelik bir bekleme süresi ekliyoruz.

Bu şekilde gerçekleştirdiğimiz takip sürecinde yaşayabileceğimiz en önemli sorun direk dergiden gelen trafik ve bu adrese verilen online bağlantılardan gelen trafiğin birbirinden ayrılmasında yaşanacak zorluklar olacaktır. Bu tip bir ayrımın raporlarımızda önemli olacağını düşünüyorsak aşağıdaki metodu kullanmamızda fayda var.

- Yönlendirmeleri dışlama

Sadece dergi ilanımızdan gelen trafiği ölçmek için kullanacağımız yöntem ise diğer sitelerden gelen trafiği dışlamak. Bunun için ise sadece site adresini tarayıcının adres çubuğuna yazarak gelen ziyaretçileri kendi açılış sayfamıza yönlendirdiğimiz bu metodu kullanabiliriz;

<head>
...
function redirect(destination, source, campaign)
{
if ( ! top.document.referrer || top.document.referrer == "" )
{
if ( source && campaign )
{
destination = destination + "?" + "utm_source=" + source + "&" + "utm_campaign=" + campaign;
}
}
window.location.href = destination;
}
</script>
...
</head>

<body onload=" http://www.muratkitap.com', ' ilan', 'kampanya')">
Bu metodlarla ilgili ayrıntılı bilgiyi buradan bulabilirsiniz.

2.
Promosyon Kuponu

Çevrimdışı aktivitelerin çevrimiçi ölçümlerini yapmanın yönlendirmeye göre çok daha az teknik bilgi içeren ama aynı zamanda satış arttırmaya da katkısı olabilecek diğer bir yöntemi ise promosyon kuponlarının kullanımı.
Yukarıdaki örneğimize devam edersek, bu yöntemde ilanımızda farklı bir adres kullanmak yerine belli bir promosyon kodu verebiliriz. Sitemize alışveriş yapan ve/veya üyelik gerçekleştiren kullanıcılara bu kod vasıtasıyla bazı avantajlar (indirim, ücretsiz kargo, hızlı teslimat ,vs) sağlayarak hem ilanlardan daha fazla dönüş bekleyebilir hem de bu ilan yoluyla yapılan satış ve üyeliklerin direk takibini yapabiliriz.

Bu yöntemde uygulayabileceğimiz iki farklı strateji var. Birincisinde kullanılan mecraya özel promosyon kodlarının kullanımı,  böylece her mecranın geri dönüşünü ayrı ayrı ölçebiliriz. Diğeri ise akılda kolay kalan kısa ve tek bir kampanya kodunun kullanımı, bu sayede ise kampanyanın genel bir takibini yaparken satışa katkısını arttırabiliriz.

3.
Anket Kullanımı

Tüm yöntemlerin en eski ve en kolay olanı ise siteye gelen kullanıcılara “Sitemizi nereden duydunuz?” anketini yapmak. Çok kesin sonuçlar alamamakla birlikte sadece tek bir kampanya değil diğer trafik kaynaklarımızla da ilgili fikir elde edebilmek açısından faydalı olabilir.

Tüm kampanyalarımızda dikkat etmemiz gereken önemli noktalar:

Çevrimdışı bir mecrada bir kampanya yürütürken aklımızda tutmamız gereken çok önemli bir nokta tıklanacak bir link olmadığı için her kullanıcının adresi elle yazmak zorunda kalacağı. Kullanıcıların bir kısmı bir şekilde web sitemizin adresini tam ve doğru olarak tarayıcısının adres çubuğuna yazarken bir kısmı ise ya site adının, büyük ihtimalle aklında kaldığı kadarını, bir arama motoru kullanarak aratacaktır.

Kampanyaya çıkarken bu arama motoru kullanacak kişileri kaçırmak istemiyorsak mutlaka gerekli önlemleri almamız gerekiyor. Bunların öncelikli olanı arama motoru optimizasyonları. Bizim kampanya için kullandığımız alan adı ve bu adın ilk akla gelen çağrışımlarında aramalarda iyi yerlerde (aslında 1. sırada) bulunmak çok önemli. Bir şekilde bunu sağlamamız mümkün olmuyor ise mutlaka o anahtar kelimelerle arama motorlarına reklam verilerek kampanya desteklenmeli.