DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

23 Ağustos 2007 Perşembe

On 21:53 by Murat Kahraman in , ,    No comments
Aşağıdaki manifestoya Andy Sernovitz’in Word of Mouth Marketing adlı kitabında rastladım. Bazı önemli konuları güzel özetlemiş.
  1. Mutlu müşteriler en iyi reklamınızdır. İnsanları mutlu edin.
  2. Pazarlama basittir. Müşterilerinizin saygı ve övgüsünü kazanın, pazarlamanızı onlar yapacaktır. Hem de bedavaya.
  3. Etik ve iyi hizmet önce gelir.
  4. Siz reklamlarınızda anlattıklarınız değil, müşteriye yaşattığınız deneyimsiniz.
  5. Hakkınızda kötü şeyler konuşulması da bir fırsattır. Dinleyin ve öğrenin.
  6. İnsanlar zaten konuşuyorlar. Tek seçeneğiniz sohbete katılmak.
  7. İlgi çekici olun yoksa görünmez olursunuz.
  8. Eğer hakkında konuşmaya değmezse, yapmaya da değmez.
  9. Şirketinizin hikayesini, iyi bir hikaye yapın.
  10. İnsanların hakkında konuşmak istedikleri bir şirkette çalışmak daha eğlencelidir.
  11. Ağızdan ağıza pazarlamanın gücünü daha iyi hizmet vermek için kullanın.
  12. Dürüst pazarlama daha çok para kazandırır.

21 Ağustos 2007 Salı

On 14:14 by Murat Kahraman in , , ,    3 comments
Ekonomik veya teknolojik olarak tartışılabilir ama logolar açısından sanırım biraz balon, en azından konuşma balonu :)

konuşma balonlu logolar

1 Ağustos 2007 Çarşamba

On 17:19 by Murat Kahraman in , ,    1 comment
Renk körlüğü yaşam kalitesini etkileyen bir rahatsızlık olmadığı için genelde pek dikkate alınmaz. Deuteranope (en yaygın bulunan kırmızı/yeşil çeşidi) bir renk körü olarak, ben konuyla uzun süredir ilgileniyorum.

Renk körlüğüyle ilgili pek bilinmeyen ama şaşırtıcı bazı istatistikler var: Kadınlarda renk körlüğü gözardı edilebilecek kadar az oranda bulunurken, erkeklerin ortalama %10’u renk körü. Renk körü olan %10’luk kesimin ise ortalama %90’ı bunu farketmeden yaşıyor ve bu sebeple bu kadar yaygın bir rahatsızlık olduğu da bilinmiyor.

Ülkemizin İnternet kullanıcılarının genel dağılımına bakarsak, erkek kullanıcıların oranı yaklaşık %70. Bunun da %10’unun renk körü olduğunu düşünürsek web sitelerimizin toplam ziyaretçilerinin yaklaşık %7’si renk körü diyebiliriz.

Ziyaretçilerimizin şu an için %4-5’i kadarını oluşturan Firefox kullanıcıları için yaptığımız cross platform çalışmalarını düşünürsek, renk körlerini komple göz ardı etmek bir hata olabilir.

Bir renk körü olarak tasarımda atlanan hangi noktaların sorun yaratabileceğini şöyle sıralayabilirim:

- Farklı renklerdeki arka planların üzerinde bulunan yazılar (yeşil/kırmızı, gri/pembe, vs) renk körleri tarafından okunamayabiliyor.

- Kontrast oluşturmaya ya da dikkati bir noktaya çekmeye çalışıyorsanız renk körü dostu renkler kullanın (turuncu, koyu mavi ve lacivert tonları, vs).

- Yazının içinde bazı metinleri ön plana çıkarmak için kullandığınız değişik renkler renk körleri tarafından görülmeyebiliyor.

- Kullanıcılarınıza birşey anlatırken “aşağıdaki kırmızı çizgi” veya “yeşil linke tıklayın” gibi cümleler kurmayın.

- Grafik ve tablolarda renkten farklı ayraçlar kullanmanız da renk körleri için oldukça faydalı olabilir.

Peki bir tasarımcı hazırladığı çalışmayı renk körleri için nasıl test edebilir. Vischeck adlı bir servis hem resimler hem de web sayfaları için renk körlüğü simülasyonu hazırlayan bir yazılım yapmışlar ve online olarak veya bilgisayarınıza indirerek ücretsiz kullanabiliyorsunuz.

Aynı servisin renk körleri için diğer insanların nasıl gördüklerine dair simülasyon hizmetleri de mevcut.

Renk körü olup olmadığınızı bilmiyor musunuz? Burada basit bir test bulabilirsiniz.
On 11:12 by Murat Kahraman in    No comments
Bu yaz başında The Uniclub, pazarlamadunyasi.com işbirliğiyle bir anket çalışması gerçekleştirilmişti. 26-35 yaş arası 1045 kişiye pazarlamada çalışmayı tercih ettikleri bölümler, pazarlama sektörünü takip ettikleri mecralar ve gençlik pazarlaması üzerine düşünceleri sorulmuş, sonuçları buradan görebilirsiniz.

Pazarlamayla ilgili gelişmelerin takip edildiği kaynakların %57’sini İnternet oluştururken, en güncel ve farklı bakış açılarını sunan kaynak olan blogların sadece %5 seviyesinde kalması dikkatimi çekti.


Gençlik Pazarlaması üzerine benim yorumumun da sonuçlarla birlikte sunulmuş olması çalışmaya daha da anlam katmış :) (artık onpunto değil ekolay.net’teyim)