DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

25 Mayıs 2007 Cuma

On 11:40 by Murat Kahraman in , ,    No comments
Web 2.0 konsepti hızla tüm interneti ele geçirirken, getirdiği bazı yeni uygulamalar ve içerik sistemleri, SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) stratejilerimizi gözden geçirmemize neden oldu.


Web 2.0’ın en önemli içerik yönetim sistemleri olarak blog ve wikileri sayabiliriz. Google başta olmak üzere tüm arama motorları gerek blogları gerekse wikileri çok sıkı takip ediyor ve önemsiyor. Blog ve wikiler dünyada forumların, ziyaretçi defterlerinin ve e-posta gruplarının yerini hızla alırken, yapıları gereği arama motorları açısından doğal olarak optimize edilmiş durumdalar; içeriklerinin büyük kısmı textlerden oluşuyor, birbirlerine bol miktarda bağlantı veriyorlar ve sıklıkla güncelleniyorlar.

Eğer sitenize ait bir bloğunuz yoksa ya da içeriğinizi wikilere kaydetmediyseniz, arama motoru sıralaması açısından rakiplerinizin gerisinde kalmanız yüksek bir ihtimal. Bir site blogu, kurumsal bir blog veya site içeriğinizin kullanıcılarınızın blogları arasında popüler olması ve sitenize buralardan bol link verilmesi arama motorlarında yukarılara çıkmanıza ve bir çok yeni kullanıcıya ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Malesef Web 2.0’ın hayatımıza soktuğu zengin kullanıcı arayüzlerinin büyük çoğunluğu, sitenizi endeksleyecek olan arama motoru robotlarının işini pek de kolaylaştırmıyor. AJAX, Flash, podcastler ve videolar içeriğinizin endekslenmesi konusunda sorunlara yol açıyor.

Google dahil olmak üzere yeni nesil arama motorları, Flash dosyalarınızdan (swf) içeriğinizi ve linklerinizi algılayabilme kapasitesine sahip olsa da sıralama sonuçlarında HTML bazlı statik sitelerin gerisinde kalmanıza yol açmakta.

Kullanıcı arayüzü olarak kullanım kolaylığı, hız, ve kullanıcı deneyimi olarak büyük avantajlar sağlayan AJAX ise yoğun olarak JavaScriptlere dayandığı için arama motorları ile sorunlar yaşabiliyor. Robotlar klikleme yapamadığı için AJAX içine gömülü içeriği göremiyorlar. Buna karşı bir önlem olarak, mevcut içerik HTML kodunun içine yazılıp CSS vasıtasıyla kullanıcı için görülmez ama robotlar için ulaşılabilir hale getirilebilir.

Flash ve AJAX’ın aksine, diğer web 2.0 uygulamalarından olan XML ve RSS’ler ise arama motoru dostu olarak adlandırılabilirler. RSS kaynakları zaten bir çeşit XML dosyaları ve tümü text tabanlı, anlama dayalı (semantik) içeriklere sahip. Bu konuda yaşanan sorun ise geleneksel web arama sistemlerinde RSS kaynaklarının desteklenmemesi. Google Blog Search ve Technorati gibi servislerin bu alanda verdikleri hizmetin yanısıra yeni çıkan Google Universal Search hizmetinin sorunu büyük ölçüde çözmesi bekleniyor.

Web ve kullanıcı arayüzü uygulamalarının kullanım kolaylığı ve hızı yönünde hızla geliştiği, farklı uygulamaların her an karşımıza çıkabildiği günümüzde, SEO Stratejilerimizi daha sık güncellememiz, rakiplerimizin gerisinde kalmamamız ve arama motorlarınca refere edilen kullanıcılarımızı kaybetmememiz için büyük önem taşıyor.

0 yorum:

Yorum Gönder